Korona kabusunuz olmasın!

Korona kabusunuz olmasın!

Nergal ailesi olarak siz Nergal Blog severlerin, içinden geçmekte olduğumuz bu zorlu dönemde, huzurlu ve sağlıklı kalabilmenizi diliyoruz.

Evlerimizde kaldığımız bu günlerde, internet başında da vakit geçiriyoruz. Bu anları daha verimli ve keyifli hale getirebilmek için, bizler de sizler için iyi şeyler üretmeye çalışıyoruz. Her çeşit ürüne kolayca ulaşabileceğiniz sitemizde, blog olarak da yine çeşitli konularla sizlerle birlikte oluyoruz. Zengin içeriklerimizi takipte kalmanız, bizleri çok mutlu ediyor. Daha iyisini sunabilmek için motive oluyoruz. Sizlerin de bizlerle birlikte, yaşama dair umutla bakmanızı ve bunun için takipte kalmanızı diliyoruz.

Çünkü birlikte daha güçlüyüz.

Zor dönemleri atlatacağız, buna şüphe yok. Maddi manevi zorluklar, bedensel ve ruhsal travmalar çalıyor kapımızı. Bunların üstesinden gelebilmek içinse, güçlü olmamız gerekiyor. Biyolojik olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerektiği gibi, psikolojimizin de çökmemesi için güçlenmesi gerekiyor. Bu anlamda yapılacak şeyler zorlu gibi görünse de, aslında beynimizi buna inandırdığımızda çok da basit. Her konuda olduğu gibi, beynimize doğru komutları gönderirsek, o da bize olumlu dönüşler yapacaktır. Size ''Bunları yapın, şunları yapmayın,” diyerek ahkam kesmeyeceğiz. Amacımız paniğinizin hızını kesmek ve yalnız olmadığınızı hissettirmek. Yoksa birçok kanalda bunlarla ilgili şeyler okuyup, izleyebilirsiniz. Duygu ve fikir paylaşımı yaparak üzüntümüzü, kederimizi, sıkıntımızı azaltmaya çalışacağız.

Endişe, panik, hayal kırıklığı, yalnızlık, çaresizlik, karamsarlık gibi duyguları hissetmemiz ve kaygılanmamız çok normal. Ancak bunların sizi ele geçirmesine izin vermemelisiniz. Kaygı yerini endişe dolu korkuya bırakırsa, yeni terimle “Koronafobi” olmanız işten bile değil.  Buna sağlıklı kaygının sağlıksız korkuya dönüşmeye başlaması da diyebiliriz.  Sınırı iyi çizersek, bize ulaşamadan geçip gidecektir her türlü fobi tehlikesi. Bu arada “Mizofobi” olarak bilinen mikrop korkusunun artmasından endişe etmekte uzmanlar. Hijyeni abartmamak, takıntılı hale getirmemek, kontrol edilemeyen bir strese yol açmamak gerekiyor. Çünkü kontrol edebildiğimiz stres hali sağlıklı, kontrolsüz panik ise son derece sağlıksız ve zararlıdır. Sosyal olarak bizi dünyadan uzaklaştırır. Kaybolan kontrol duygusu sağlıksız kararlar almamıza, kendi kendimizi sabote etmemize yol açar.

Tedbirli olmakta fayda var ancak kontrolsüzce kısıtladığımız hayatımız bir kabusa dönüşebilir. Çünkü panik hali, virüslerden bile hızlı hareket eder ve yayılır. Tedbirlerimizi alıp sakin kalmak zorundayız. Sağlığımızla ilgili endişeler, uykusuzluk, aşırı veya yetersiz beslenme, kronik rahatsızlıkların artması, ilaç bağımlılığı, konsantre bozukluğu gibi sorunlara yol açabilecek olan“Koronafobi”den uzak kalabilmek için içimizi mümkün olduğunca ferah tutmaya çalışacağız. Bunun için de yapabileceğimiz basit ama etkili şeyler var:

1. Öncelikle sosyal medyada, yazılı / görsel basında her gördüğümüz ve duyduğumuz şeye sorgusuzca inanmayacağız.

2. Felaket tellalı haberlerden uzak duracağız. Takipteysek hemen bırakacağız.

3. Günün her saati haber izlemeyeceğiz. Güncel bilgileri alabileceğimiz, gelişmelerden haberdar olabileceğimiz kadarı kâfi.

4. Tedbirli, kontrollü, sakin ve soğukkanlı kalacağız.

5. “Tavsiye” edilen her ürüne itibar etmeyeceğiz. Normal zamanda bağışıklığımızı güçlü tutmak adına yaptığımız şeyleri uygulamaya devam etmemiz yeterli.

6. İzole bir hayat sürdürdüğümüz evlerimizde, günlük rutinlerimi belirleyip bunlara uyacağız. Uyku saatlerimi değiştirmeyeceğiz. İşe gittiğimiz zamanlardaki gibi planlı, programlı olacağız ama çalıştığımız zamanlardaki iş stresine girmeyeceğiz.

7. Sağlıklı beslenmeye özen göstereceğiz. Bu; pahalı egzotik meyveler sebzeler almak, x ürünü kullanmak anlamına gelmiyor tabii. Durumumuz elverdiğince zararlı olduğunu bildiğimiz şeylerden kaçınmak da sağlıklı beslenmeye dair. Sağlığı ve sağlıklı olanı seçeceğiz.

8. Bahçeli bir evimiz varsa, şehir hayatından uzak isek bunu daha verimli şekilde değerlendireceğiz. Balkonumuz varsa, temiz hava almayı buradan sağlayacağız. Hiçbiri yoksa, illaki penceremiz var, açıp evimizi bol bol havalandıracağız. Mevsim olarak da şanslı olduğumuzu varsayarsak, güneşten mümkün olduğunca faydalanmaya çalışacağız. (Bu arada yeri gelmişken minik bir bilgi verelim; kapalı pencerenin camından içeri giren güneş maalesef hiçbir işe yaramıyor, hatta maruz kalınmaması gerekiyor.)  

9. Yalnız yaşıyorsak, telefon ya da sosyal medya aracılığıyla sevdiklerimizle bol bol görüşeceğiz. Kalabalık bir ailemiz varsa, hijyen kurallarına ekstra dikkat edeceğiz. Ve onlarla sürekli koronaviristen değil, güzel şeylerden bahsettiğimiz sohbetler edeceğiz.

10. Yapabiliyorsak, sporumuzu eve taşıyacağız. Pilates, yoga ve pasif hareketlerden oluşan hareketler bizi rahatlatacaktır. Çünkü spor yapmak, mutluluk hormonunu tetikler.

11. Fiziksel ya da psikolojik desteğe ihtiyacımız varsa, gerekli mecralara ulaşmakta çekinmeyeceğiz. Bir “alo” mesafesinde yardım alabiliriz.

12. Sevdiğimiz şeylere odaklanarak, yeni hobiler edinerek, kitap okuyarak, film izleyerek, bilgisayar oyunu oynayarak, varsa çocuklarımızla eğlenceli vakitler geçirerek, faydalı ve keyifli videolar izleyerek, bizi motive edecek şeyleri okuyup izleyerek kendimizi ruhen ve bedenen sağlıklı tutmaya çalışacağız.

13. Bağışıklımızı güçlü tutabilmenin en önemli ve ilk yolu stres kontrolüdür. Gereken tedbirleri aldığımız sürece, stres yapmamıza gerek yok.

14. Çocuklarımız varsa, onların yanında sürekli bu konudan bahsetmemeliyiz. Uygun kelimelerle bilinçlendirmeli ama korkutmamalıyız.

15. Dayanışmanın, birlik ve beraberliğin önemini daha bir iyi kavradığımız bu günleri unutmayacağız. Çünkü bu yaşadığımız ilk salgın değil ve son da olmayacak. Unutma hastalığına yakalanmadığımız sürece, diğer hastalıkları bilinçli bir şekilde atlatabiliriz.

16. Kalabalıklar arasında kendimiz yalnız hissetmeyeceğiz, yalnızlığımızı da kalabalık ve güçlü bir bağışıklık ordusuna dönüştüreceğiz. 

Birlikte daha huzurlu ve sağlıklı günlere ulaşabilmek dileğiyle...

#EvindeKalTürkiye #EvdeHayatVar #HayatEveSığar #SosyalMesafeniKoru #Eliniyıka #BirlikteBasaracagiz

  • user

    İklim Dora

    Merhaba Ahmet Bey; Nergal'e Hoş Geldiniz. Nergal Blog'a özel sayfa tasarımı bu şekildedir. Gelişmeler olduğu takdirde, takipte olduğunuz için rahatlıkla görebilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz. Ben de kendi adıma tekrar teşekkür ederim. Sevgiler İklim Dora

    4 ay önce

  • user

    Ahmet

    Beğenme tuşu olacakmı sadece paylaşma var ama benim sosyal hesabım pek yok örneğin teşekkürler

    5 ay önce