#StopHateforProfit hareketi Facebook'u yendi

#StopHateforProfit hareketi Facebook'u yendi

Tüm dünya'da etkin olarak kullanılan sosyal medya platformlarından olan Facebook ve Twitter yeni bir iddia ile karşı karşıya.

Bu iki sosyal medya kanalı ile ilgili iddialara geçmeden önce bazı verileri hatırlamakta fayda olacağı kanaatindeyim. Her iki platformla ilgili istatistiki verilere bakıldığında Facebook'un, küresel arenada günlük aktif kullanıcı sayısı 1 milyar üstü iken Türkiye'de 27 milyon aktif kullanıcısı var. Günde 8 milyondan fazla video görüntüleniyor. 500 milyonun üzerinde insan hergün Facebook'ta video izliyor. Türkiye'de kullanıcıların en çok ziyaret ettiği dördüncü, dünyada birinci sosyal medya kanalıdır. Merkezi ABD 'de Kuzey Amerikanın Tibeti olarak kabul edilen Oregon-Prineville'de bulunuyor.

Twitter dünyanın en çok ziyaret edilen 7'inci sitesidir. Her saniye 5.787 tweet atılıyor. Aylık aktif kullanıcı sayısı 326 milyon, Türkiye'de sadece günde 7 milyon tweet atılmaktadır. Ülkemizde 9 milyon kullanıcıya sahip. Dünya'da ve Türkiye'de birçok siyasi ve sosyal olayın başladığı veya büyüdüğü bir mecradır. Merkezi ise ABD California Eyaleti San Francisco.

2017 yılında dünya genelinde içeriklerin kaldırılması için Twitter'a yapılan mahkeme kararı kaynaklı 513 talepten 466'sı Türkiye'den gelmiştir. Bu bilgi ışığında, Twitter ortamında yapılan psikososyoekonomik ve kültürel vb. ayrımcılık, ötekileştiren, evrensel insan hak ve özgürlüklerini alaşağı eden paylaşımları, sosyal ve hukuki sorumluluk anlayışıyla filtrelemediği için en güçlü tepkinin diğer ülkelere nazaran Türkiye'den geldiğini, Türkiye'nin bu konulara duyarlı ve hassas davrandığını söylemek mümkün.

Kanada'da Etkileşimli Reklamcılık Bürosu tarafından 200 büyük ölçekli reklam veren şirketin katılımıyla güven açığı gerekçesiyle Facebook ve Twitter aleyhine #stophateforpoint reklam boykotu kampanyası başlatıldı. Kısa süre içinde arka arkaya kampanyaya destek açıklamaları geldi.

Peki bu kampanyanın içeriği nedir?

Hatırlanacağı üzere siyahi Amerikalı George Floyd'un gözaltına alınırken yaşamını yitirmesiyle başlayan ve halen devam eden protestolara Amerika'da ontolojik varlığını sürdüren marka değeri milyar dolarla ifade edilen ve tüm dünyada bilinilirliği, kullanılılırlığı yüksek olan Facebook ve Twitter'ın Amerikan Bağımsızlık ve Evrensel İnsan Hakları Bildirgelerinin ayrıca Federal ve Ulusal yasaların yasakladığı ''İnsanların insani temelde ayrımcılığa maruz bırakılamaz!" hükümleri ortada iken, yeterli ve gerekli tepkiyi vermek bir yana ırkçılık yapan beyaz Amerikalıların kin ve nefret kokan söylemlerini kendi ağları üzerinden paylaşımlarına sessiz kaldıkları yönünde suçlamalar var.

Kısa bir tarihi olan, özgürlükler ülkesi paradoks kimliğini üzerinden atamayan Amerika'nın hala çözemediği (bir deyişle çözüm noktasında yeterli çoğunluğa ulaşamadığı) sosyal problemi, Afro-Amerikalılara karşı yapılan insan onuruyla bağdaşmayacak yaşananları kısaca hatırlamakta fayda var.

Çoğu araştırmacının kanaatine göre Afrikalı insanların ilk olarak 1619 ve sonrasında Kuzey Amerika kolonilerine getirildiği, Virginia'ya yerleştirildiği yönündedir (sosyolog Orlando Patterson). 17.yy sonlarına doğru birçok koloni, köleliği yasallaştırarak kölelik piyasası oluşturmuştur. 1750 yılında Amerika'da ki bütün kolonilerde kölelik yasası yürürlüğe konulmuştur. Yaklaşık 115 yıl devam eden kölelik sistemini, 1860 yılında Amerikan Başkanlığına seçilen Lincoln 1865 yılında resmen kaldırmıştır. Ancak hal böyleyken Afro-Amerikalılar günümüze kadar maalesef ayrımcılığa hala maruz kalmışlardır. Tüm Amerika'ya ve Amerikan vatandaşlarına bu durumu mal etmemenin daha rasyonel ve objektif bir yaklaşım olacağını da unutmamak gerekir.

Amerikan siyasi tarihinde bu duruma karşı birden çok Afro-Amerikan direnişi yaşanmıştır. En çok ses getirenler Özgürlük Gezileri ve Albony Hareketi olmuştur. İlgi çekici tarafı ise tüm saldırılara karşı çatışmasızlık ve barışçıl bir söylemleri olmasıdır. Bu söylemleri "Şiddetle karşılaşırsak hiçbir şekilde karşılık vermeden bu şiddeti kabul edeceğiz!'' şeklindedir. Amerika Birleşik Devletleri 2008 yılı başkanlık seçimleriyle ilk siyahi Başkanı H. B. Obama seçilse de Amerikan sosyal tabakaları arasında siyahilere olan insanlık dışı muameleler son bulmamıştır.

Konumuza tekrar dönecek olursak güven açığı gerekçesiyle Facebook ve Twitter'da reklam vermeyeceklerini açıklayan şirketlerden bazıları kimler? Ve gerekçeleri neler?

Unilever, 26 Haziran 2020 cuma günü yaptığı açıklamada en erken 31 Aralık’a kadar ABD’de Facebook, Twitter ve Instagram’da reklam yayınlamayı durduracağını söyledi. Şirket yetkililerinin yaptığı açıklama şu şekilde: “Sorumluluk Çerçevemiz ve ABD’deki kutuplaşmış atmosfer göz önüne alındığında, en azından yıl sonuna kadar, Facebook, Instagram ve Twitter’da ABD’deki sosyal medya platformlarında marka reklamı yayınlanmayacağına karar verdik. Devam edenleri izleyeceğiz.”

Londra merkezli şirket, planlanan farklı medya yatırımlarının sürdürüleceğini ayrıca şeffaflığı pekiştirmek için ekstra bir çaba gösterdiklerini bu yolda önemli bir ilerleme kaydettiklerini,ortaklarının çabalarını da kabul ettiklerini ancak özellikle ABD’deki bu kutuplaşmış seçim döneminde bölünme ve nefret söylemi alanlarında yapılması gereken çok şeylerin olduğu şeklinde açıklamalarda bulundu. Yapılan bu açıklamayı takip eden bir kaç gün içinde Facebook ve Twitter hisseleri %7’den fazla düştü. Pazarlama analitiği şirketi Pathmatics’e göre tüketici ürünleri devi Unilever bu yıl ABD’de Facebook’taki reklamları için 11,8 milyon dolardan fazla harcadığı yönünde bir bilgi paylaştı.

Unilever'in aldığı karara destek mesajları gelmeye başladı

Color of Change şirketi, bir organizasyonun insanların ırkçı adaletsizliğe karşı durması için çevrim içi eylemler ve yüz yüze etkinlikler sunarak Unilever’in açıklamasına övgüde bulundu. Grubun başkanı RashadRobinson “Facebook platformlarında en büyük harcama yapanlardan biri olarak, Unilever’in reklamları durdurma ve #StopHateforProfit hareketini taahhüt etme kararı, Facebook’u Siyah insanlara karşı nefret dolu, aşağılayıcı ve ayrımcı içerik sağlamak üzere sorumlu tutmak için büyük bir adım attı. Facebook liderleri bu hareketin sivil haklar konusundaki ciddiyetini anlamalı ve kalıcı bir sivil haklar altyapısının uygulanması da dahil olmak üzere zararlarını gidermek için acil adımlar atmalıdır,” dedi.

Bu açıklamalar üzerine Facebook, 26 Ocak 2020 Cuma günü yaptığı açıklamada “Topluluğumuzun güveni için her yıl milyarlarca dolar yatırım yapıyoruz. Politikalarımızı gözden geçirmek ve güncellemek için dışarıdan uzmanlarla sürekli çalışıyoruz” dedi. “Kendimizi bir sivil haklar denetimine açtık ve Facebook ve Instagram’dan 250 üst düzey örgütü yasakladık," diyerek ayrımcılığın karşısında olduğu beklenen mesajını tüm dünyaya ve kullanıcılarına duyurdu.

Facebook karşıtı bir boykota katılan markalar arasında da North Face, Patagonia ve REI yer alıyor. Bu boykotun ana konusu ise medya devinin nefret söylemi ve yanlış bilgilendirme konusundaki eylemlerinin yetersiz oluşu. Markalar, planlarını #StopHateforProfit etiketi ile işaretlenmiş ayrı tweetlerle açıkladılar.

North Face ve REI, sosyal ağları platformunu, nefret söylemi içeriklerini kaldırma konusunda çok daha agresif olmaya zorlayan #StopHateforProfit kampanyasının bir parçası olarak Facebook’u boykot etme planlarını açıklayan ilk markalardı. Patagonia ise uzun zamandır sosyal ve politik konularda mesajlar veriyor.

Boykotların, Facebook yöneticilerinin reklam verenlerle daha doğrudan görüşmelerde bu sorunu kabul ettiklerini gösterdiği belirtiliyor.

Boykotun arkasındaki gruplar geçen hafta Los Angeles Times’da çıkan tam sayfa reklamla pazarlamacıları temmuz ayında Facebook’ta harcamalarını durdurmaya çağırdı. Birçok dev şirket reklamları askıya almıştı.

Verizon, Unilever, P&G ve Coca Cola’nın da aralarında bulunduğu dev tüketici ürünleri markaları Facebook ve Instagram’a reklam vermeyi durdurmuştu. İnsan hakları örgütleriyle dayanışma maksadıyla alınan bu kararla sosyal medya devine dezenformasyon ve nefret söylemi odaklı içerikleri engelleme çağrısı yapılıyor.

Honda’nın ABD bölümü, Facebook reklam boykotu yapan şirketler arasına katılacağını belirtti ve sosyal ağı boykot eden şirketler arasındaki ilk otomotiv şirketi oldu. Marka, yaptığı basın açıklamasında nefret ve ırkçılığa karşı birleşen insanların yanında olmak için Facebook ve Instagram’da reklam yayınlamayı temmuz ayı boyunca duraklatacağını söyledi.

Paylaşılanlardan da anlaşılacağı üzere sosyal sorumluluk, hassasiyet ve duyarlılık zaafiyeti içinde olan şirketlerin, insan hakları temelinde birleşen kamuoyu gücüne direnemeyecekleri ortadır. Erişim ve kullanım trafiği yoğun olan sosyal medya platformlarının yapılan paylaşımları sosyal ve hukuki açıdan filtreden geçirme sorumluğu herkesçe malumdur. Biz aktif kullanıcılarında bu sorumluluğu taşımaları gerektiği ise ayrı bir olgu.

Irkçılıkla asla suçlanamayacak olan Facebook ve Twitter'ın yaşanan bu durum karşısında ticari kayıpları bir yana en önemlisi  marka imajlarının zedelenip zedelenmediğini hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz.

  • user

    kübra

    Açıklayıcı yazmışsınız elinize sağlık.

    3 ay önce