Kahvaltı yapmak neden önemlidir?

Kahvaltı yapmak neden önemlidir?

Sabah erken kalkıp kahvaltı yaparak güne başladığınızda kendimizi zinde ve mutlu hissettiğimizi eminim hepimiz tecrübe edindik. Çoğu zaman sabah uyandıktan sonra üşenerek kahvaltı yapmayı "Boş ver yolda simit alır okulda, dışarıda, ofiste atıştırırım!" diye düşünerek  kahvaltıyı ötelediğimiz olmuştur. Kahvaltı yapmanın önemini hepimiz biliyoruz. İsterseniz bunu yeniden hatırlayalım.

Peki, kahvaltı neden önemlidir?

Akşam yatağa uzanıp uykuya daldıktan sonra bedenimizin biyoritmi çalışmaya devam eder. Akşam yemeği ile uyanıp kahvaltı yaptığımız ana kadar ortalama On ile on iki saat, kimi zaman ise daha fazla süre geçmektedir. Bedenimiz uyku esnasında depoladığı glikozu kullanır. Kahvaltı yaptığımız zaman uykuda harcanan glikozun bir kısmı geriye alınır. Bir nevi bitkilere verilen su gibi canlarız.

Bilindiği gibi beynimizin enerji kaynağı glikoz'dur. Uykuda harcanan glikoz kahvaltı önünde alınmaz sonraya bırakılırsa baş ağrısı, gerginlik, yorgunluk, algılama ve dikkat eksikliği yaşanma olasılığı yüksektir. Çünkü beynimizin sağlıklı çalışması için yeterli miktarda glikoz azalmış veya bulunmamış olabilir.

Kahvaltı yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek semptomların tek nedeni olarak kahvaltı yapılmamasının görülmesi de yanlış olacaktır. Ancak bu nedenler arasında önemli bir yere sahip olduğu da bilinmelidir.

Yapılan araştırmalar, kahvaltı yaparak okula giden çocukların yapmayan çocuklara göre odaklanma anlama ve algılama kapasitesi konsantrasyon  yönlerinden daha verimli ve başarılı olduklarını göstermiştir.

Metabolizmamızın düzenli çalışabilmesi için ihtiyaç duyduğu bir nevi yakıt olarak nitelendirebileceğimiz glikoz, kan şekerini olması gereken aralıkta tutar.

Ana öğünler atlanılmadığı -zaman ki kahvaltı birinci ana öğündür-kan şekeri seviyesi olması gereken düzeyde karaciğer ve pankreas tarafından sağlanır.

Kahvaltıda tüketebileceğimiz protein miktarı bir taraftan kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olurken diğer yandan yorgunluk, açlık ve bitkinlik duygularının yaşanmasını da engeller.

Çoğu kişi kahvaltı yapmadan sabah sporu yaparlar. Bu son derece yanlış bir durumdur. Bu egzersizler vücudun metabolik dengesini uzun vadede bozabilecektir. Aç karnına yapılan egzersizler bulantı, kusma, baş dönmesi belirtilerine davetiye çıkarır.

Kahvaltı yapılmaksızın güne başlandığında uykudan uyanıldığı andan başlamak üzere geçen 2-3 saatlik süre sonunda kan şekeri açlık seviyesine  gerileyerek açlık hissi, gerginlik, stres, tahammülsüzlük, el, ayak ve dudakların titremesi, dikkatte dağınıklık yaşanması gibi belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur.

Çoğumuz kalori hesabı yapmak da zorlanırız kimi zaman da hiç yapamayız. İnsanın bir günde alacağı ve ihtiyacı olan enerji-kalori miktarı ( yaş, cinsiyet ve biyopsikolojik durumlarda farklılık gösterebilir) ortalama 2000-3000 kaloridir. Kahvaltı öğünü bu kalorinin ortalama 1/5'ini yani 600 kalorisini almamızı sağlar. Kullandığımız otomobilin yeteri kadar yakıtı olmadan uzun mesafe gidemeyeceği gibi ihtiyacımız olan kaloriyi kahvaltı öğününde alamaz isek kısa sürede anomaliler yaşamamız da kaçınılmaz olacaktır. Kahvaltı öğünü için şifa deposu desek pek de yanılmış olmayız. Psikofizyolojik açıdan sağlıklı ve dengeli  beslenme alışkanlığı kazanmanın önemini hepimiz biliyoruz. Yorgunluk, baş ağrısı, stres, odaklanamama, konsantrasyon eksikliği ve benzerlerini yaşamamak için kahvaltı öğününü atlamayalım.